header image
 

“N.E.R.D. - Seeing Sounds” Albüm Değerlendirmesi

Sürekli aynı şeyleri dinlemekten sıkıldınız mı? Bu yaz farklı birşeyler dinleyin! Hip Hop ile Rock ve Funk türlerini harmanlayıp kendine has bir tarz yaratan N.E.R.D’nin 3. stüdyo albümü “Seeing Sounds”ı tavsiye ederiz.

Avrupalı müzik gruplarından etkilenen, müziği sadece sevdikleri için icra eden bir grup N.E.R.D. Bilindiği üzere Pharrell’in daha fazla paraya ihtiyacı yok ve hali hazırda şahane bir kariyeri de mevcut. İşte grubun sırrı da burada yatıyor. Sadece sevdikleri için müzik yapıyorlar!

Bu albümden sizlere özellikle tavsiye edebileceğim şarkılar: “Everyone Nose”, “Anti Matter” ve “Spaz”. Pharrell’in bir röportajda belirttiğine göre de albümün cover’ı ve anafikri “Spaz” isimli şarkıdan yola çıkılarak kotarılmış. Bas, davullar ve oldschool Hip Hop ezgileri ile hazırlanan şarkı tam da albümleri için aradıkları türdenmiş ve Pharrell, şarkıyı büyük, her an saldırmaya hazır bir goril gibi betimlediklerinin altını çiziyor… Farklı bir şeyler denemek için ideal! Keyfini çıkarın.

 
Download: N.E.R.D - Seeing Sounds
şifre: www.hiphopbanks.com

Bir adet de Canlı Performans Video’su:
 

Young Buck’dan Cevap!: “Hater, Hater!”

Bir süre önceki yazımda Buck, GU ve Game cephesinde olanları kısaca yorumlamıştım. Şu anda elime ulaşan yeni track sayesinde Buck’ın da konuya (hatta skandala) ilişkin neler demek istediğini duymuş oldum. İşte az sonra okuyacağınız yazının konusu!

Buck, yayınladığı “Laugh Now, Cry Later (Hater, Hater)” şarkısı ile hakkında yazılıp çizilen her türlü iddiaya ve karalamaya cevap vermiş bulunuyor. Bir diss olarak da değelendirelebilecek olan şarkıya ben daha çok “savunma” demek istiyorum. Malum, GU’daki hemen her elemanın sırtını döndüğü ve hakkında atıp tuttuğu bir dönemde haklı olarak cevap veriyor. Kısa zamanda kaydettiği halde oldukça başarılı olan bu şarkıda 50′ye kendisi olmadan grubunun bir hiç olduğunun sinyallerini veren Buck’a katılmamak elde değil! GU’nun altın çağı çoktan kapandı ve yaprak dökümünde kendilerine eşlik eden bir grup taraftarla disco’lara hitaben olmadı R&B sound’lı kadın kokulu şarkılar eşliğinde dans ediyorlar. Son albümlerindeki birkaç G-Rap parçanın da tuzu eksik, eski tadı yok. “Nerede o eski hit’ler?!” demekten kendimi alıkoyamıyorum. Buck en iyisini yaparak kendisini solo kariyerine adadı. Peki bundan sonra neler olacak? Buck kendine nasıl bir yol çizecek? Hep beraber bekleyip göreceğiz…

 Download: Laugh Now, Cry Later

Ludacris’den İlginç Bir İddia

Bir diğer gündem bombası ise Ludacris’in sözleri! MTv’nin hazırladığı “Yaşayan En İyi MC’ler”, “Tüm Zamanların En İyi Rapper’ları”, “Yılın En İyi Hip Hop Yıldızı” vb. listeleri hepimiz biliriz. Bunlara bir gönderme yaparak Luda’nın kendini “En İyi Top 5 MC”den biri olarak göstermesi ise şu anda okuyacağınız metnin ana konusunu oluşturuyor. Belki sadece MTv’ye belki de rakiplerine yönelik olan açıklaması tartışmaya gayet açık!

Yeni albümü için çalışmalarına geçen seneki Grammy Ödülleri ertesinde başlayan Luda, hiç şüphesiz rap yeteneğini dinleyecilere çoktan kanıtlamış bir isim. Ancak, bu tarz bir yorumu yapabilecek kapasitede olan MC’lerden biri değil. Şöyle ki bu açıklama Nasir Jones’dan gelseydi hak verebilirdik. O bile böyle bir iddiada bulunmaktan kaçınırken Luda’nın verdiği demeç kulağa saçma geliyor, açıkcası. Nedense günümüz MC’leri sürekli kendilerini “Kral”, “Yaşayan En İyi Rapper” vb. sıfatlarla anmakta bir beis görmüyor. Ne hikmetse de hemen hemen hepsinin iddia ettikleri lakap havada kalıyor. “Yaşayan Efsane” diye adlandırdığımız isimler hala aktif rap yaparken “aşırı popüler” bir grup MC’nin krallıkları da suya düşüyor…

Alicia Keys

Aslında hakkında yazacak ne kadar çok şey var! Günümüz R&B’sinin liderlerinden Alicia Keys, kendine has yorumu, muhteşem sesi, anlamlı sözleri ve piyanosuyla gönüllerimize taht kurmuş durumda!


Toplamda şu ana kadar 28 milyon adet albüm satmayı başarmış güzel yıldızın kariyerinin dönüm noktası debut albumü “Songs in a Minor” ile ilk haftasında 235 bin satış rakamına ulaşması olarak görülebilir. Herkes bu genç yeteneğin şarkılarını dinliyor, tüm Hip Hop dergileri kendisiyle röportaj yapabilmek için kuyruklar oluşturuyordu. O dönemde tanıştığı Kerry Brothers, JR ile bir aşk ilişkisi yaşaması ve birlikte stüdyoda harikalar yaratmaları da kulaktan kulağa dolaşıyordu…

Özgeçmişine baktığımızda, Harlem’de part-time aktristlik yapan bir annenin küçük kızı olarak dünyaya gelen Alicia, teninin ne beyaz ne siyah denilebilecek rengi ile ilgili bazı önyargılarla karşılaşsa da kendini bu şekilde sevip hayallerinin peşinden koşmuş. Medya organları ile ilk tanışması ise zamanında bayıla bayıla izlediğimiz “The Cosby Show”un bir bölümünde Rudy’nin arkadaşlarından birini oynamasıyla gerçekleşmiş. Henüz 7 yaşındayken piyano öğrenmeye başlayan Alicia’nın piyanoyu konuşturduğu yadsınamaz bir gerçek!

Kariyeri boyunca 3 adet stüdyo albümü çıkartan Keys’in tüm albümlerini sevdiğimi fark ediyorum, bu yazıyı hazırlarken. Aralarında bir seçim yapmak oldukça zor! Bu onun ne kadar başarılı bir yıldız olduğunun da kanıtıdır.

Alicia’yı hergün radyolarda duyduğumuz, MTv’de sık sık izlediğimiz diğer R&B’cilerden ayıran başka bir özelliği ise müziğinde soul ve jazz tınılarının da bulunmasıdır. Bu nedenle onu Rihanna, Beyoncé, Kelly gibi isimlerle kıyaslamak doğru olmaz. Bir anda parlayıp hemen unutulan pop’umsu R&B şarkılar yerine yıllarca dinlenecek derin anlamlar barındıran şarkıların kadınıdır…

“T.O.S.” Albüm Değerlendirmesi

Albüm yağmuruna tutulmuş gibiyiz; sürekli yeni albümler çıkıyor! İşte en son dinlediğim albümlerden birisi! G-Unit’in 2. stüdyo albümü “T.O.S. - Terminate On Sight”, olumlu/olumsuz eleştirilerimle sizlerle…

Beğendiğim ve uzak durduğum şarkıları aşağıdaki kategorilerde görebilirsiniz.

“Straight Outta Southside”
“Piano Man”
“Get Down”
“Ready Or Not”
“Rider Pt. 2″
“Party Aint Over”

“Close To Me”
“You So Tough”
“Kitty Kat”
“Money Make The World Go Round”
“I Like The Way She Do It”

Bunların dışında “I Dont Wanna Talk About It”, “Let It Go” gibi sıradan parçalar da bulunuyor. Albümün en büyük artısı Young Buck feat’lerinin bulunması. Öyle ki Banks ve Buck’ı albümden elerseniz elinizde vasat bir LP kalıyor. 50′nin verse’leri genelde özensiz, Yayo ise her zamanki gibi… Wack. Ara sıra kendini aşacak gibi oluyor, sonra tekrar eski formunu buluyor. Bu adama birileri yardım etsin!.. Banks’in “Straight Outta Southside” ve “Ready Or Not” isimli şarkılardaki performansından gayet memnunum. Tabii her şarkıda aynı başarıyı yakalayamıyor. Örneğin; “I Like The Way She Do It” parçasındaki verse’ü tam bir yüz karası!

Gördüğünüz üzere, albüme olumlu bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum ancak verebileceğim puan 10 üzerinden 6 buçuk. Önümüzde duran kesinlikle 1. stüdyo çalışmaları ile kıyaslanamayacak bir albüm.

BET Ödülleri ‘08

Ödül törenlerini, özellikle canlı performanslarını çok severim. Bu seneki BET Awards ‘08 de kaliteli performansları, dağıtılan ödüller ve Hip Hop camiasının boy gösterisiyle gündeme oturdu.

“En İyi Kadın RNB Şarkıcısı” dalında verilen ödülü alkışlamak istiyorum. Günümüz RNB’sinin bana göre bir numaralı ismi olan Alicia Keys’in yeteneğine ve başarısına diyecek tek söz yok! Bu ödülü layıkıyla taşıyabilecek bir isim. “En İyi Grup” dalında ise UGK’i görüp bir kez daha seviniyorum. Tartışmasız South Side’ın yaşayan efsanesi olan grubu onurlandırmaları beni gayet memnun etti. Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz üyesi Pimp C’nin aramızda olmaması neşemi biraz gölgelese de! “Seyircilerin Seçimi” ise değinmek istediğim bir diğer ödül! Kuşkusuz Lil Wayne 2008′e damgasını vuran Hip Hop yıldızıydı ve bu ödülü de hak ettiğini düşünüyorum. Halk çoktandır farkında ama artık basın da Weezy’nin kıymetini biliyor. En çok tartışmaya açık ödül ise “Yılın En İyi Erkek Hip Hop Sanatçısı” ödülüydü. Bildiğiniz üzere Kanye West’in bu ödülü alması bazılarını memnun etmedi. Gelelim diğer yaşananlara…

Bu senenin en iyi canlı sahne performansını Usher’ın sergilediğini düşünüyorum. Ne Ne-Yo ne de yeni yetme Chris Brown onun performansını gölgeleyebildi. Tabii, şu sansasyonel dans ile Chris Brown biraz daha sükse yaptı! Hileye başvurmak da bu olsa gerek. Öte yandan Ne-Yo durmadan taklit ettiği M. J. dansını sürdürüyor; ne zaman vazgeçecek acaba… İkinci bir Jackson istemiyoruz. Bu arada, geceye katılıp sansürsüz bir şekilde Jeezy ve Kanye’nin ortak performansını izleyenleri kıskandığımı da belirtmeliyim. Jeezy’nin yeni albümü, görünen o ki gümbür gümbür geliyor…

Dikkatimi çeken diğer bir detay ise ünlülerin “kıyafet show’uydu.” Ashanti’nin abiye kıyafeti ile Nelly’nin parka giden adam tarzındaki giyimi, uyumsuz çiftler, bayanlarda sarı renkli elbiseler, erkeklerde ise gittikçe daralan pantolon kesimleri… Bu seneki show da böylece bitti.

The Alchemist

93′den bu yana kariyerine emin adımlarla devam eden ünlü prodüktör The Alchemist, en çok Mobb Deep grubu için yaptığı nefes kesici şarkılar ile tanınıyor.

Shady Records için çalışan başarılı prodüktör şu ana kadar 4 albüm ve 2 mixtape yayınladı. Özellikle vurgulamak istediğim çalışması ise “1st Infantry”dir. Mutlaka edinmeniz gereken bu eserde Mobb Deep’den tutun da The Game’e kadar geniş yelpazede birçok MC ile çalışan Al, daha sonrasında altyapısı ile bizleri büyüleyen Prodigy’nin solo çalışmalarından biri olan “Return of The Mac”i hazırladı. Prodigy’nin tartışılmaz rap yeteneği ile Al’in Gangsta Rap beat’leri birleşince ortaya gerçek rap sevenleri etkileyen bir LP çıkmıştı.

MC olarak da kayıtlara katılan Al’in prodüktörlüğünü daha çok takdir ediyorum. Öyle ki onun hazırladığı şarkılardan biri olan “Home Sweet Home”u son anda Ras Kass’dan alıp Jadakiss’e satması kendisine bir adet de Ras Kass diss’i kazandırmıştır. Eh, kimse onunla stüdyoya girip kayıt yaptıktan sonra eseri elinden kaçırmak istemezdi.

Kariyerine baktığımızda, kuşkusuz dönüm noktası DJ Muggs’ın elinden tutup ona sample ve mix hazırlamayı öğrettiği dönemdir. Daha sonrasında Dilated Peoples’ın resmi prodüktörü olarak profesyonel hayata atılan Alchemist’in bugün hala aktif bir şekilde Hip Hop’ı ayakta tutan sayılı prodüktörlerden biri olması en çok biz rap severlerin işine gelmekte!

Dinlemeniz için bir mixtape’i:


The Alchemist - The Cutting Room Floor 2
Şifre: www.hiphopbanks.com

 

“Usher - Here I Stand” Albüm Değerlendirmesi

 

  

  

 

Tracklist
01 Intro 01:29
02 Love in this Club Feat. Young Jeezy 04:20
03 This Ain’t Sex 04:25
04 Trading Places 04:28
05 Moving Mountains 04:58
06 What’s Your Name Feat. Will.I.Am 03:58
07 Prayer for You (Interlude) 01:43
08 Something Special 03:57
09 Love You Gently 03:39
10 Best Thing Feat. Jay Z 03:55
11 Before I Met You 04:57
12 His Mistakes 04:59
13 Appetite 03:59
14 What’s A Man to Do 04:10
15 Lifetime 04:37
16 Love in this Club Part 2 Feat. Beyonce & Lil Wayne 05:09
17 Here I Stand 09:30

Usher’ın 5. stüdyo albümü “Here I Stand”, bildiğiniz üzere bayağı olumlu eleştiriler alıyor. Albümü dinledikten sonra ben de bu konuda biraz yorumda bulunmak istedim. Albümü eğer “Confessions” ile kıyaslarsanız, “Confessions” ın daha iyi olduğu gözünüze çarpacaktır. Ancak, bu albüm de yabana atılacak türden değil. Kaliteli bir R&B albümü dinlemek isteyenler kaçırmasın. Usher, R. Kelly’nin zamanında geçtiği yollardan emin adımlarla gitmeye devam ediyor, diyebiliriz.

Albümdeki en beğendiğim şarkılar “Moving Mountains”, ”Trading Places” ve “Before I Met You”. Birkaç hareketli R&B banger’a yer verilse de ben Usher’ın derin, duygu yoğunluğu barındıran şarkılarını beğeniyorum. Amerika’daki R&B severler arasında ise şu sıralar banger’lar daha moda. Kısaca, her iki tarafın da sevilebileceği şarkılar bulunuyor. Dinleyin.

Young Buck Skandalı!

Bizim milletimiz herşeyi olduğu gibi fan/hater duygularını da abartarak, doruk noktasında yaşamayı seviyor. Yahu bir durun, düşünün; ondan sonra yorumlayın! Konumuz, son günlerin büyük gündem bombası “Young Buck’ın gruptan çıkartılması”, dolayısıyla GU ve Game cephesindeki son gelişmeler.

Buck’a tapma derecesinde hayranlık besleyenler bakıyorum da bir anda düşman oldu! Utanmadan forumlarda aleyhine yorumlar yapıyorlar. Siz değil miydiniz iki gün öncesine kadar adama “Bir numara!” diyen? Şimdi ne oldu da düşman kesildiniz? 50 size “Git kendini camdan at!” şeklinde talimat verse de yapardınız herhalde, aklı bir karış havada, şuhursuz fan takımı!

Dİğer yandan, Game hayranı olup sıkı G-Unit düşmanlığı yapan şakşakçılar bu habere çok sevindi. Buck, GU’dan çıktığı anda “gözde bir MC” oldu; hatta şahsi favorilerine ekleyenlere rastlıyorum. Çok ilginç. Komik. Demek ki insanlarımız bu kadar kolay gaza gelebiliyor, bir kez daha gururla (!) ıspatladık.

Peki neydi asıl sebep? Neden ayrılmıştı sıkı dostlar? Buck’ın iddiasına göre herşey 50′nin kendisine ödemesi gereken parayı vermemesinde yatıyordu. 50 ise, parayı verdiğini ancak bir kısmını kırptığını söylüyordu. Malum, grubun patronu 50, mali kayıtları doğrultusunda Buck’ın kendisine borcu olduğunu söyleyerek vermesi gerekenden daha az miktarda parayı eline tutuşturmakta bir beis görmemişti. Ayrıca, bir de üstüne 200 bin $ borcu olduğunu ve hemen ödemesi gerektiğini ekliyordu. Buraya kadar anlaşılmayan bir şey yok, herşey “para”da bitiyormuş meğer, diyoruz. Ancak, iş bu kadarla kalmıyor.

50′nin meşhur telefon kayıtlarını internet sitesinde yayınlaması ise tam bir rezalet! Düşünsenize, yakın dostunuzla yaptığınız bir telefon kaydını kendisiyle kavga etmenizin hemen ardından elaleme yayın ettiğinizi… Bunu yapabiliyorsanız, içinizde ahlaki bir boşluk vardır ya da sinirlerinize hakim olamıyor, sakin kafayla mantığınızı kullanıp işin içinden çıkamayınca böyle “ucuz” numaralara başvuruyorsunuzdur.

Gruptayken dostum, kardeşim dedikleri Buck’a bir anda sırt çeviren Lloyd Banks ve Tony Yayo’nun ahlaki kimlikleri de kendini belli ediyor. Ne olduğunu anlayamadan bir anda kendini tek başına bulan Buck’a uzanan el ise Game’inki. Peki herşey duygusal mı? Sanmıyorum… Çıkarlar doğrultusunda hareket ediliyor. Ortada bir skandal, bu skandaldan dolayı reklamı yapılan bir grup insan var; pay almak isteyenlerin de olması gayet doğal. Piyasada tutunmak için herkesin ama herkesin reklama ihtiyacı vardır. Kartlar bu doğrultuda oynanıyor… Hemen ardından gelen diss’lerin sahibi ise Spider Loc. Grupta “diss” dendiğinde akla gelen ilk isim! Belki “emir üzerine” belki de “kendi iradesiyle” kaydetti bu diss’leri. Kim bilir, arada mesafeler olunca dostluklar da yıpranabiliyor. Herşeyi ilerki günlerde daha net birşekilde analiz edebileceğiz.

Şimdi merak edebilirsiniz, bu yazının sahibi hangi tarafı tutuyor? Buck Marley ve Loc her zaman sevdiğim ve desteklediğim MC’ler olarak kalacaktır. G-Unit’te kalıp arkaplanda takılacağına, kendi ayakları üzerinde duran, eskisinden daha çalışkan bir Buck görmek isterim… Heyecanla net alemine dalıp taraftar olmak yerine, sakin birşekilde olayları uzaktan gözlemleyip yorumlayalım.

Musiq Soulchild

Musiq Soulchild

Bugün başarılı r&b’cilerden bahsetmek istiyorum :)

Musiq Soulchild; duyup duyabileceğiniz en güzel ve pürüzsüz seslerden birine sahip.Soul müziği R&b, funk,jazz,blues hatta gerekirse rock’la harmanlayıp önümüze sunuyor.

“I like to make music that means something to people, nowadays there are so many categories and labels, I just wanna make music that matters!”

Kendini ailenin siyah koyunu gibi gören Musiq; lise eğitimini yarıda bıraktı ve on yedi yaşında evi terkedip kendi hayatını yaşamaya çıktı.Bu sırada pek çok zorlukla karşılaştı; evsiz kaldığı oldu.Bazen srf arkadaşlarının yardımlarıyla ayakta kaldı ama yine de hepsine dayandı.

“Man, I did what I had to, I slept on couches, the bus, the train, the park, whatever, it didn’t matter, I just knew things wasn’t gonna be that way forever!”

Sesinin gücünü değerlendirmekte gecikmedi; önce sokaklarda şarkı söylerken MC’ler için beatbox’lar hazırlamaya başladı, ardından da bir jazz club’da sahne almaya başladı.Sahne adı ‘Musiq’i Philadelphia sokaklarında aldı; tüm büyük sanatçılara saygısını göstermek için yanına ‘Soulchild’ı ekledi.

Musiq Soulchild

2000′de Debut’u Aijuswanaseing (I Just Want to Sing) yayımladı ve bu albümden olan single’ı ‘Love’ tam 22 hafta Bilboard listelerinde üst sıralarda yer aldı.2002′de Juslisen (Just Listen) ile Bilboard listelerinde 1 numaraya çıktı.İlk iki albümüyle de RIAA tarafından platinyum plakla ödüllendirildi.

Son albümü ‘Luvanmusiq’ benim şahsi favorim olmakla birlikte; artık internetin kontrolünü geçirdiği pazara rağmen altına ulaştı.Musiq şu sıralar yeni bir albüm üzerinde çalışıyor.

Ödüllerinden de bahsetmek istiyorum: BET,Bilboard,MTV,NAACP, Amerikan Muzik Ödülleri ve Grammy gibi organizasyonlardan birçok ödül kazandı.

Ciddi ciddi zorluklarla savaşan ve yeteneğiyle bugünlere gelen Musiq Soulchild’ı dinlemek büyük bir zevk.

Dwele

Dwele

Kanye West’in son albümündeki ‘Flashing Lights’dan hatırlayabileceğiniz Dwele; Detroit’li bir r&b/soul şarkıcısı, söz yazarı ve prodüktördür.Solo çalışmalarıyla olduğu kadar feat’lerdeki başarısıyla da ünlüdür.Bu yüzden birçok rapper’ın çalışmak istediği isimlerden birisidir.Sesi ideal bir r&b’ci arayışlarına cevap vermektedir; şiddetle tavsiye ederim :)

Stevie Wonder ve Marvin Gaye gibi ustaları dinleyerek büyüyen Dwele, daha on yaşında şarkı sözü yazmaya başladı.Detroit’te Cody Lisesi’nde okuduktan sonra Wayne State üniversitesine girdi ancak eğitimini yarıda bırakarak ‘American Automobile Association’da çalışmaya başladı.

Şarkıcılık kariyerinde, yayınladığı demosu The Rize ile bir diğer Detroit’li grup Slum Village ve Bahamadia’nın dikkatini çekti; beraber şarkılar kaydetmeye başladı.Debut’u Subject ve ikinci albümü Some Kinda..’yı Virgin Records’dan çıkarttı.Bugün nete düşen son albümü ‘Sketches of A Man’ için Koch Records’la anlaştı.Bu albümün incelemesine de yer vereceğiz.

Yer aldığı şarkılar:

2000 “Philadelphia” Bahamadia BB Queen
2000 “Beautiful Things” Bahamadia BB Queen
2000 “Can’t Take It” Recloose Cardiology
2001 “Club Banger” Phat Kat 12″
2001 “Think Twice” (plays keyboards and trumpet) Jay Dee Welcome 2 Detroit
2001 “Brazilian Groove (EWF)” (plays lead guitar) Jay Dee Welcome 2 Detroit
2002 “Star” Slum Village Trinity (Past, Present and Future)
2002 “Tainted” Slum Village Trinity (Past, Present and Future)
2003 “Long Way Back” T Love Long Way Back
2003 “Seven” T Love Long Way Back
2003 “Right Here” DJ Mitsu The Beats New Awakening
2003 “Is It!?” Lacks Re:Lacks // Vol. 1 With The World
2004 “Closer” Slum Village Detroit Deli (A Taste of Detroit)
2004 “Break Of Dawn” Boney James Pure
2004 “Count The Ways” Slum Village Detroit Deli (A Taste of Detroit)
2004 “Rainy Dayz” Phat Kat The Undeniable LP
2005 “You” Goapele Change It All
2005 “EZ Up” Slum Village Prequel To A Classic
2005 “Call Me” Slum Village Slum Village
2005 “What’s Up/Intimacy” Big Tone The Drought
2005 “Coming Home” J-Live The Hear After
2006 “On My Own” Jahi Soulhop - The Breakthru
2006 “Baby Come Over” Hil St. Soul SOULidified
2006 “Dime Piece (Remix)” J Dilla The Shining
2006 “In The Rain” Boney James Shine
2007 “Don’t You Have a Man” Drake Comeback Season
2007 “Trilogy Act 2″ Pharoahe Monch Desire
2007 “The People” Common Finding Forever
2007 “Sleep Well” Cormega Who Am I
2007 “Staring Through My Rear View” 2pac Nu-Mixx Klazzics 2
2007 “Flashing Lights” Kanye West Graduation
2008 “Move on Up” Lettuce Rage!
2008 “Never Heard This Before” Foxy Brown Brooklyn’s Don Diva
2008 “More Than A Love Song” Pryslezz Death of A Man, Rebirth of A King
2008 “Temptation” Lil Skeeter Dream Cruise

Tha Crow

Loud.com’un 100.000 dolarlık yarışmasının galibi Los Angeles’lı underground rapper Tha Crow

SRC/Universal Records ile anlaşma imzaladı.Tha Crow’un Dippin Low Lows isimli yeni street singleı burada:

Download

Sly Boogy

Görmezden gelinen önemli rapper’lardan birine daha hoşgeldiniz! Öyle ki Wikipedia’da hakkında yazılmış herhangi bir tanıtıcı bilgi bile bulamıyorsunuz!

Müzisyen bir ailede doğan Sly’ın halası,babası ve 2 amcası da çeşitli r&b,soul gruplarında yer almış.San Bernardino’da doğan ve büyüyen adamımız rap yapmaya ortaokuldayken başlamış.Fakat ne yazıkki ona ait kayıtlı şarkı sayısı çok fazla değil.

Sly Boogy; yeni west akımının güçlü isimlerden birisi olmasına rağmen artık bütün gün oturup ps2 mi oynuyor nedir; adı şanı geçmeyen, gerçekten bulunup keşfedilmesi gerekilen bir rapper.Flow ve ses konusunda oldukça şanslı, başarılı.Debut’u ‘Judgement Day’ in çok kaliteli olduğuna dair birçok yazı okudum ancak ne yazık ki nette o albüme ait çalışan tek link megaupload sitesine yüklendiği için dinlemey şansım hiç olmadı.O yüzden albümünden bahsedemeyeceğim.Yine de bir mixtape’ine sahibim ve isteyenler için download linki upload’ladım ;)

NOT: Sly Boogy, Need For Speed: Underground 2 oyunun soundtrack’inde yer alıyor.

Tracklist:
1. It’s Boogy!! (Freestyle Intro) (3:51)
2. Keep On Husslin’ (3:50)
3. It’s Nuthin’ (3:59)
4. Ridculous feat. Saigon (3:41)
5. California (Remix) (4:40)
6. Lil Weezy Freestyle (4:45)
7. Belly of the Beast feat. Gambit (4:31)
8. Mone Day (4:31)
9. If You Got Crew feat. Jagged Edge (3:51)
10. Motel Skit (1:05)
11. At THe Motel (Remix) feat. RnB (4:1 8)
12. So Wicked Freestyle (3:10)
13. Thatz My Name (4:11)
14. Tilt Ya Cups (4:39)
15. Real Spit feat. Young Zee (3:04)
16. Country Bumpkinz feat. RnB & Dirty Birdy (4:24)
17. Thatz My Name (Remix) feat. Warren G & DS (2:31)

Smoke IT

Crooked-I Tupac’ın Doğum Gününü Kutlar..

Crook

Bildiğiniz gibi; dün yani 16 Haziran Tupac’ın doğum günüydü.Yaşasa 37 yaşında olacaktı..

Yeni West akımının en önemli isimlerinden Crooked-I bu nedenle bir şarkı yaptı ve saygılarını sundu.

Dinlemek için Tıklayın!

şifre: hiphopbanks.com

Not: Mp3′ü upload eden yazarımız Bang’e teşekkürler ;)

Tha Carter 3′deki Parçaları DJ’lerin Araklaması Ve Etkileri


Gündemi oluşturan konulardan biri de Weezy ve mixtape DJ’leri arasındaki husumet. Önce Weezy’nin tüm mixtape DJ’lerine küfür ettiğinin haberi geliyor, daha sonrasında ise bir grup mixtape DJ’i Weezy’nin photoshop’lanmış fotoğrafının front cover olarak kullanıldığı bir Weezy mixtape’i yayınlıyor… Acaba taraflar ne kadar haklı?

Biliyorsunuz ki Tha Carter 3 bende Tha Carter 2 kadar büyük bir heyecan uyandıramadı. Sebebi ise özensizce hazırlandığı belli olan bazı parçaların sanki sırf yer kaplasın niyetiyle önümüze sunulmasıydı. Albüm iyiydi ama yeteri kadar değil! Weezy’nin sene içinde yayınlanan “The Leak EP”sini hatırlayın ve çevresinde çıkan haberleri… Ne diyordu MC? “Tha Carter 3 için hazırladığım şarkılar çalındı. Bu nedenle albümü erteliyorum.” Bu haberden sonra öğrendik ki Weezy hayranlarına “The Leak EP” adı altında DJ’ler tarafından araklanmış yeni parçalarını bir paket halinde sunacak! Dinlediğimde gerçekten çok etkilendiğim EP’nin parçaları eğer Tha Carter 3′de olsaydı kesinlikle çok daha iyi bir albüm olabilirdi! Hala dinlemediyseniz önce “The Leak EP”yi edinin, daha sonrasında o şarkıların Tha Carter 3 albümüne neler katabileceğini hayal edin…

Yukarıda anlattığım kadarından çıkan sonuçlardan biri mixtape DJ’lerinin cidden suçlu olduğu! Peki Weezy’nin genelleme yaparak hepsini bir kefeye koyup aşşağılaması doğru mu? Kesinlikle hayır. Biliyoruz ki mixtape’ler olmadan American Hip Hop piyasasını düşünmek imkansız.  DJ’lerin birçok kez MC’leri daha iyi yerlere getirdiğine şahit olduk, dayanışma içerisinde kalitenin arttığını gözlemledik. Ancak, bazen Weezy’nin anlatmak istediği türden tatsız mevzularda ortaya çıkabiliyor. Şımarık çocuğun(!) da hakkını yemeyelim.